NİSAD

Kamuoyu Açıklamamız

Basın Açıklaması                                                                                                                    28/11/2024 Konu: Mısır Ürününün Ekonomik Değeri Hakkında Bilgilendirme Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından uygulamaya başlanan üretim planlaması kapsamında su kısıtı göz önüne alınan illerde mısır ekiminin sınırlandırılması üzerine, bazı basın ve yayın organlarında yayınlanan haberler ile mısır üretimine karşı olumsuz bir algı oluşturulmaya çalışıldığı kanaati oluşmuştur.   Ülkemizde üretilen mısırın yaklaşık olarak 1/4’ünü satın alan, tek hammaddesi yerli ve milli mısır olan ve bu topraklarda üretilen mısırı işleyerek ülke ekonomisine yıllık 400 milyon dolar civarı döviz katkısı sağlayan nişasta sanayicileri olarak mısır konusunda kamuoyunu bilgilendirme ihtiyacı duyduk. Zira bir endüstri bitkisi olan mısırın başta nişasta sanayi olmak üzere çok sayıda sektörde önemli bir hammadde kaynağı niteliğinden dolayı üretimindeki arz açığı, aynı zamanda yoğun ithalat demektir. 2024-25 hasat döneminde mısır ekimindeki azalma ile oluşan arz açığını gidermek için 1 milyon tonluk mısır ithal kotası açılması da buna örnektir. Bu açıklamalardaki maksadımız, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından üretim planlamasına yönelik alınan kararları tartışmaktan ziyade tek hammadde kaynağımız olan mısırın yanlış algılarla değersizleştirilmesinin önüne geçmektir. Mısır; insan ve hayvan beslenmesi açısından stratejik öneme haiz bir bitkidir. Üst üste ekimi en az sakıncalı olan bitkilerden olup bazı bölgelerde ikinci ürün olarak ekilir. Gıda, kimya, ilaç ve eczacılık, kâğıt, biyoplastik, tekstil, hayvancılık, boya ve boya kimyasalları, kozmetik ve kişisel bakım, ambalaj ve paketleme gibi sektörlerde kritik girdi görevi gören hammaddeler mısırdan üretilebilmektedir. Mısır; gıda, yem, nişasta, irmik gibi birçok sektördeki yaygın kullanımının yanı sıra biyoyakıt-biyoetanol üretiminde de değerlendirilebilen bir bitkidir. Hem kümes hayvanları hem de büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar için iyi bir enerji kaynağıdır. Yumurta ve beyaz et üreticileri açısından vazgeçilmez bir hammadde ve stratejik bir üründür. Nişasta sanayiinde mısırın işlenmesi sırasında, embriyosundan yağ elde edilerek ülkemiz yağ açığının giderilmesine olumlu katkı verilmektedir. Mısırın işlenmesi ile elde edilen mısır nişastası, glikoz-fruktoz şurupları, polioller, modifiye nişastalar, dekstrin, termoplastik nişasta, biyoetanol, organik asitler gibi ürünlerin üstün fiziksel ve kimyasal özellikleri, onların farklı sektörlerde fonksiyonel olarak kullanımını mümkün kılmaktadır. Yaklaşık olarak 300 bin çiftçimiz mısır üretiminden geçimini sağlamaya çalışmaktadır. Ekim alanı ile de öncelikli hububat ürünleri içindedir. Mısır bitkisinde arz açığı oluşunca sadece dane mısır ithal edilmemekte, çok sayıda yan ürün için önemli döviz kaynağı yurtdışına çıkmaktadır. Mısırın işlenmesi sonucu ortaya çıkan mısır grizi, DDGS, küspe ve kepek gibi yan ürünler de yem sanayinde kullanılmak üzere ithal edilmektedir. Aşağıdaki tabloda görüldüğü üzere 2023 yılında mısır kaynaklı ürünlerin ithalatına ödenen döviz 924 milyon dolar civarındadır. (Bugünkü kur ile yaklaşık olarak 32 milyar Türk lirası) Türkiye’nin Mısır ve Yan Ürünleri İthalatı (2023) HS6 Ürün İthalat (ton) İthalat (Dolar) 100590 Mısır; tohumluk olanlar HARİÇ 1.888.000 519.573.000 110220 Mısır unu 56 77.680 11043090 Mısır Özü 130.222 81.726.000 230210 Mısır Kepeği, Kavus ve Diğer kalıntılar 154.239 39.945.613 230330 DDGS 844.666 283.079.456                         Toplam   924.401.749 Kaynak: TÜİK Mısır bitkisinin su tüketimi tartışmalarına gelince; bu konuda nihai kararı bilim otoritelerinin vermesi gerektiği hususunda mutabık olduğumuz gibi yeraltı su kaynaklarının en verimli şekilde kullanılması, su kısıtı olan yerlerde çok su tüketen bitkilerin ekilmemesi gerektiği hususunda da aynı kanaatteyiz.  Bitkilerin su tüketimi değerlendirilirken dekar başına tüketilen su miktarından ziyade dekar başına üretilen ürününün miktarı ile kullanılan suyun kg açısından neyi ifade ettiğine bakılmalıdır. (Yeraltı su kaynaklarına zarar veren, su kısıtı olan yerlerdeki kontrolsüz kullanımlar dikkate alınarak) Su tüketiminde, birim miktar kuru madde üretiminde suyu en etkin kullanan bitkilerin başında mısır bitkisi gelir. Kaldı ki bugün mısır üretimi çoğu bölgede damla sulama yöntemi ile yapılmakta ve azami tasarruf sağlanmaktadır. Örneğin, Konya’nın Çumra ilçesinde TUİK 2023 yılı verilerine göre bir dekar alandan 1.193 kg mısır alınırken; aynı alandan buğdayda 396 kg, arpada 499 kg, nohutta 157 kg, mercimekte (kırmızı) 100 kg ve ayçiçeği tohumunda (yağlık) 311 kg ürün alınmaktadır. Tablo-1 Katma değer karşılaştırma tablosu Konya (Çumra) Verim* (Ton/Da) İthal CIF Fiyat* Ekilmediğinde 250.000 Dekarda vazgeçilen getiri (USD) Buğday     396 0,227 $ 22.473.000 Mısır 1.193 0,221 $ 65.913.250 * TUİK 2023 üretim verimleri ve TUİK 2024 yılının 9.ay ithalat fiyatları baz alınmıştır. Mısır; Soğan (kuru), yonca gibi bitkilerden daha az su tüketir. Su kısıtı olan bazı havzalarda üretilen bitkilerin su tüketimleri Tablo 2’de verilmiştir. Tablo-2 Türkiye’de Sulanan Bitkilerin Bitki Su Tüketimleri Su Kısıtı Olan bazı Havzalar İstasyon No Ölçü Birimi Mısır Şeker Pancarı Yonca Ayçiçeği Patates Soğan (Kuru) Konya (Çumra) 17900 ETc (mm) 604 732 766 592 585 648 Eskişehir (Sivrihisar) 17973 ETc (mm) 683 848 832 665 647 715 Karaman 17246 ETc (mm) 719 856 858 703 684 759 Konya (Cihanbeyli) 17191 ETc (mm) 781 914 921 754 725 785 Kaynak : Anonim, 2017. Türkiye’de Sulanan Bitkilerin Bitki Su Tüketimleri. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı. Özetle; bir endüstri bitkisi olan mısırın ülke ekonomisi için yarattığı katma değer gözardı edilerek, çok su tükettiği yönündeki tartışmalar ile değersizleştirilmeye çalışılması, bu ülke çiftçisinin ürettiği mısırı işleyerek dünya ile rekabet edebilen biz sanayicileri üzmektedir. Sıfır atık politikalarına uygun üretim prosesimiz ve çevreci ürün geliştirmeye yönelik ar-ge, inovasyon çalışmalarımız ile ülkemiz mısırına değer katmaya ve bir mısır danesinden yeni dünyalar kurmaya devam edebilme arzusundayız. Nişasta sanayicileri olarak mısır üretiminin sürdürülebilirliği için çiftçimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Saygılarımızla,       Mısırdan Türetilen Ürünlerin Ortalama Fiyatları (TUİK 2024 8 aylık ortalama ithalat (CIF $) Verileri Baz Alınmıştır)

Kamuoyu Açıklamamız Devamını Oku »

KAMUOYU AÇIKLAMAMIZ

Son günlerde bir bal üretim tesisine Tarım ve Orman Bakanlığı’nca yapılan denetim sırasında; bal içine glukoz, fruktoz ve şeker karıştırıldığı tespiti üzerine bazı medya mecralarında nişasta sanayinin ürünlerine yönelik bilimsel verilerden uzak, hukuksuz yayınlar yapılmaktadır. Öncelikle belirtelim ki; insan beslenmesinde son derece kıymetli bir ürünümüz olan balın içeriği ve hangi vasıfları taşıması gerektiği Tarım ve Orman Bakanlığı’mız tarafından yayınlanan mevzuatta tanımlanmıştır. Bal veya herhangi bir gıda ürününde taklit veya tağşiş yapılması sektörümüz açısından da kesinlikle kabul edilebilecek bir husus değildir. 2020/7 sayılı Türk Gıda Kodeksi Bal Tebliği 5.nci maddesi (a) bendine göre; ‘bal esas olarak çoğunluğu fruktoz ve glukoz olmak üzere farklı şekerlerden, organik bileşenlerden, enzimlerden ve polenlerden oluşur’ ve bal içerisine dışarıdan hiçbir madde katılmaz. Glukoz ve fruktoz şekerleri doğal olarak balın içerisinde ana bileşen olarak bulunur. Endüstriyel olarak üretilen glukoz ve früktoz şurupları nişasta sanayinin temel ürünleri arasındadır ve bu ürünler tüm dünyada gıda sanayinde yaygın olarak kullanılan temel gıda maddeleridir. Bu şekerler, gıdaya tatlılık verir, istenen özellikte üretilmesine yardımcı olur. Yaşanan durum; gübrenin esas amacının toprağı beslemek olduğu halde, bomba yapımı dahil olumsuz amaçlar için kullanılması durumunda, gübrenin çok zararlı bir hammadde olduğunu söylemek kadar izahsız, bilimsellikten uzak, kasıt içeren ifadelerdir. Pancar şekeri glukoz ve fruktozdan oluşurken, mısır şekeri de glukoz ve fruktoz karışımından oluşmaktadır. Pancar şekerinde bunlar birleşik iken, mısır şekerinde ayrışıktır. Yani her ikisinin de içerikleri yakındır. Glukoz ve fruktoz tamamen Şeker Kanunu çerçevesinde kota sistemine dahil olan ve devletimizin kontrol, denetimi altında üretimi yapılan ürünlerdir. Sektör, yılda 400 milyon dolara ulaşan ihracat hacmi ile ülkemiz ekonomisine ciddi katkı vermekte, mısır üreticilerinin piyasa fiyat istikrarı için garantör vazifesi görmektedir. Zira nişasta sektörünün tek hammaddesi olan mısır, bu ülke çiftçisinin alınteri ile ürettiği yerli ve milli mısırdır. Nişasta bazlı şeker yani mısır şekeri doğal bir tahıl olan mısırdan üretilmektedir. Katkı maddesi değil, tamamen bakanlığın kontrol ve denetiminde olan bir gıda maddesidir. Mısır şekeri yapay bir bileşen veya renk katkı maddesi içermez. Ülkemizde katkı maddeleri Türk Gıda Kodeksi Gıda Katkı Maddeleri Yönetmeliği’nde belirtilmiştir   Diğer taraftan Avrupa Birliği’nin gıda otoritesi olan EFSA’da şekerlere ilişkin herhangi bir kısıtlayıcı düzenleme bulunmamaktadır. Avrupa Birliği ülkelerinde glukoz hiçbir zaman kotaya tabii bir ürün olmamıştır. Her türlü üretimi serbesttir. Amerika’nın gıda ve ilaç otoritesi FDA, fruktoz ve diğer şekerleri ‘güvenli gıda bileşenleri’ olarak tanımlamaktadır. Kısaca; ‘şeker, şekerdir. Mısır şekeri de pancar şekeri gibi bitkisel kaynaklı şeker olup yapay kimyasal bir madde değildir.’ Mısır nişastası ve glukoz, fruktoz gibi ürünlerin insan sağlığı açısından zararlı olduğuna dair bilimsel bir kanıt bulunmamaktadır. Bu ürünlerin en çok ihraç edildiği ülkelerden biri de AB ülkeleridir Ülkemizde yıllık şeker kotasının %2,5 oranında mısır şeker kotası mevcuttur ve bu kotanın yarısı da glukozdan ibarettir. Mısır nişastası ve diğer ürünlere ilişkin bilimsel yayınlar dahil her yıl güncellediğimiz sektör raporlarımızı web sitemizden görebileceğiniz gibi isteyen herkese göndermeye hazırız. Saygılarımızla… NİŞASTA SANAYİCİLERİ DERNEGİMustafa Kemal Mah. Barış Sitesi, 2113 Sok. No:29 Çankaya/ANKARA

KAMUOYU AÇIKLAMAMIZ Devamını Oku »

Nişasta Bazlı Şeker Sektörü Değerlendirme Toplantısı Yapıldı

Tarım ve Orman Bakanlığı Şeker Dairesi Başkanlığı’nda, Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Sayın M. Hadi Tunç başkanlığında nişasta bazlı şeker sektörü değerlendirme toplantısı yapıldı. Toplantıya NİSAD’ı temsilen üye şirketlerimizin yöneticileri katıldı. Yapılan toplantıda şeker piyasasındaki gelişmeler, devam eden ve gelecek pazarlama yılına ilişkin öngörüler ortaya kondu. https://www.tarimorman.gov.tr/SDB/Haber/217/Nisasta-Bazli-Seker-Sektoru-Degerlendirme-Toplantisi-Yapildi

Nişasta Bazlı Şeker Sektörü Değerlendirme Toplantısı Yapıldı Devamını Oku »

Nişasta Sanayicileri İhracatta İlk 1000’de!

Nişasta Sanayicileri Derneği üyesi 5 şirketimiz yaklaşık 240 milyon USD ihracatla Türkiye ihracatçılar Meclisi tarafından açıklanan “Türkiye’nin İlk 1000 İhracatçı Firması” arasında yer aldı. Sektörümüz 2020 yılında çiftçimizin ürettiği yerli mısırı işleyerek nişasta şekeri, mısır nişastası ve yan ürünleri ihracatıyla ülkemize toplam 306 milyon USD döviz kazandırdı. Ülkemizin mısırını insanımız ve dünya için işlemeye ve ülkemize değer katmak için çalışmaya devam edeceğiz.

Nişasta Sanayicileri İhracatta İlk 1000’de! Devamını Oku »

Nişasta Bazlı Şeker Yine Günah Keçisi Oldu

5 Haziran Cumartesi günü yayınlanan “Şeker Kotalarının Düzenlenmesi ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik” hükümleri gerekçe gösterilerek, sektörümüze yönelik hukuksuz, mesnetsiz, bilimden uzak ve ahlak sınırlarını aşan ithamlarda bulunulmaktadır. Öncelikle belirtmek gerekir ki zerre kadar hukuk bilgisi olanların; yapılan son düzenlemenin ikincil bir mevzuat düzenlemesi olduğu, hiçbir yönetmelik ve genelgenin kanunun hilafına hüküm ihdas edemeyeceğini bilmesi gerekir. Dolayısıyla son yönetmeliğin Şeker Kanunu hükümleri dışında Nişasta sektörü için yeni bir kota tahsisi söz konusu değildir. Tarım ve Orman Bakanlığımız da kota arttırımına dönük bir düzenleme olmadığı yönünde Kamuoyu Duyurusu yapmıştır. Bakanlığın “Kamuoyu Duyurusu”na rağmen, halen NBŞ kotasının arttırıldığını savunan ve bunun üzerinden sektörümüzün piyasa itibarına, ürünlerine zarar vermeye çalışanların nasıl bir önyargı duygusuyla, bilimden uzak, gerçekdışı hareket ettiğini, nişasta ve ürünlerine dair savundukları fikirlerin de bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini kamuoyunun takdirine bırakıyoruz. Bizler ülkemizin potansiyeline, gücüne inanarak tarımsal sanayiye yatırım yapmış müteşebbisleriz. Bütün iş ve işlemlerimiz yasal düzenlemeler, ilgili kurum ve kuruluşların gözetim ve denetimi altında gerçekleşmektedir. Ülkemize olan inancımız, devletimize olan güvenimiz, milletimize olan sorumluluğumuz gereği ekonomik, politik ve hukuki düzenlemeler çerçevesinde tarımsal sanayiyi büyütmek, daha fazla istihdam ve katma değer sağlamak, ihracata daha fazla katkı vermekten başka bir çabamız yoktur. Nişasta Sanayicileri olarak; ülkemiz çiftçisinin ürettiği mısır ürününe değer katarak gıda ve içecek sektörünün ihtiyacını karşıladığımız gibi ihracat ile ekonomimize katkı sunmaktayız. Bizler, yaklaşık 70 bin mısır üreticisine doğrudan dokunmakta, bir yandan çiftçimize bilgi, eğitim ve sermaye transferi ile üretimde sürdürülebilirliğe destek verirken, diğer yandan 12.000 kişilik çalışan ailesi ile ihracatta yıllık 300 Milyon Doların üzerinde döviz getirisi ile cari açığın kapanmasına da destek vermekteyiz. Ülkemiz mısır üretiminin sürdürülebilirliğinde Nişasta Sanayi olmazsa olmazdır. Zira tek hammaddesi bu ülke topraklarında üretilen mısırdır. Bilimsel veriye dayanmadan, hiçbir kaynak gösterilmeden kasıtlı, bilinçsiz, gerçekdışı suçlama ve ithamlardan sektör olarak yoruluyoruz. Gıda ve içecek sanayi dahil geniş bir tarım ve gıda sektör paydaşı olarak ülkemiz için kullanmak istediğimiz enerjiyi, sektörümüzün itibarını zedelemeye dönük bilimdışı açıklamaları düzeltmekle harcıyoruz. Bugüne kadar basın ve medya organlarında hakkımızda çıkan hukuksuz, bilimden uzak, gerçekdışı yaklaşık 100 adet haberin bilimsel kaynaklara dayanarak düzeltilmesini sağladık. Bizler net olarak diyoruz ki; bilim ne diyorsa ürünlerimize ilişkin gerçek odur, kanun ve uygulamalar ne diyorsa üretim ve satış miktarlarımız odur, devletimizin kontrol ve denetimleri ve mevzuat dışında bir iş ve işlemimizin olması mümkün değildir. Sektörle ilgili hiçbir araştırma yapmadan, en küçük bir kaynağı incelemeden yapılan iddialar o kadar komik bir hal almaktadır ki, kimlere ve neye hizmet edildiğini anlamakta zorlanıyoruz. Halen bazı köşe yazarları, güya bilim adına konuşanlar; AB ve ABD gibi gelişmiş ülkelerde şeker kotalarının çok daha katı olduğunu, oysa ülkemizde her türlü serbestliğin verildiğini savunmaktadır. Çok net olarak ifade edelim ki; haberlerde bahsi geçen ülkelerin hepsinde nişasta ürünleri bir sınırlamaya tabii olmadan serbestçe üretilip satılmakta ve şekerler, kaynağı ister pancar, ister mısır olsun birbirinden ayırt edilmemektedir. Sektör olarak temel talebimiz; Şeker Kanunu, Şeker Tebliği dahil ulusal mevzuatlarımızın AB ile uyumlu hale getirilmesidir. Kamuoyuna saygı ile duyurulur…

Nişasta Bazlı Şeker Yine Günah Keçisi Oldu Devamını Oku »

NİSAD Bilimsel Açıklamaları ile Medyada Farkındalık Yaratıyor

NİSAD, (Nişasta Sanayicileri Derneği) olarak nişasta sektörü ve nişasta bazlı şeker ile ilgili medyada yer alan yanlış algılara sebep olabilecek haberlere bilimsel yanıtlar vererek, halkın bu konuda doğru bilgilendirilmesini sağlıyor ve medyada farkındalık yaratıyoruz. Kuruluşumuz, nişasta sektörünü geliştirmek ve ülkemiz için daha faydalı hizmetler yapabilmek amacıyla yürüttüğü faaliyetlerine hız kesmeden devam ediyor. Bu faaliyetler kapsamında gerek şeker gerekse sektörümüz özelinde kamuoyundaki yanlış bilgillendirmelerin önüne geçmek içinde mücadele etmekteyiz. 2019’dan bu yana titizlikle yürütülen çalışma ile her gün ulusal, yerel ve dijital medyada yer alan onlarca haberi analiz ederek, nişasta sektörü ve nişasta bazlı şeker hakkında gerçeği yansıtmayan haberlere düzeltemeler göndererek, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesini hedefliyoruz. Sektör hakkında çıkan haberleri tarıyor, sektörümüz konusunda yanlış bilgi içeren haberlerin yer aldığı dergi, gazete, televizyon, haber sitesi gibi yayın organlarının yönetici, muhabir, editör ve yazarları ile iletişim kurarak medyanın doğru bilgiye ulaşmasını sağlıyoruz. NİSAD olarak her zaman toplumsal fayda ilkesi ile hareket ederken, sağlık konusunda yanlış bilgilerin dolaşımda olmasını engelleyerek, medya tarafında farkındalık yaratıyoruz. Özenle ve uzun süren araştırmalar sonucu hazırladığımız bilimsel referanslı yanıtları, haber içeriği özelinde ilgili kişiler ile güncel olarak paylaşıyoruz.Bu kapsamda bugüne kadar 400’den fazla kişi, kurum ve/veya kuruluşa bilgilendirme yapılmıştır. Bu özverili çalışma ile medyada varolan bilgi kirliliğinin önüne geçmeyi önemli ölçüde başardık ve 50’den fazla haberin yayından kaldırılmasını sağladık. Nişasta bazlı şeker, yüksek fruktozlu mısır şurubu ve glikoz şurubu hakkındaki gerçeği yansıtmayan haberlerin yayından kaldırılmasının yanı sıra bu tarz haberlerin gelecekte yayınlanmaması için doğru bilgiye ulaşmayı da kolaylaştırıyoruz. Attığımız her adımda toplumsal faydayı gözeterek, nişasta sanayinin; yiyeceklerin daha sağlıklı, daha uzun ömürlü olmasını sağlamak için sürekli yeni çözümler arama gayretinde olduğunun altını çiziyoruz. Nişasta sanayinin geliştirilmesi, sektörün ortak haklarının korunması, bu alandaki önemli verilerin kamuoyu ile paylaşılması ve uluslararası platformlarda Türkiye nişasta sanayinin en etkin biçimde temsili amacıyla hareket ediyor bununla birlikte doğru bilgiye ulaşmanın önemini de her daim vurgulayarak çalışmalarımıza özenle devam edeceğimizi belirtiyoruz.

NİSAD Bilimsel Açıklamaları ile Medyada Farkındalık Yaratıyor Devamını Oku »

Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri ile Nişasta Sanayicileri Derneği Mısır Alımı ve Satımına İlişkin İşbirliği, İyi Niyet Protokolü İmzaladı

Nişasta sanayicilerinin tamamını tek çatı altında toplayan Nişasta Sanayicileri Derneği (NİSAD) ile 1 milyona yakın çiftçi ortağının tarımsal ihtiyaçlarını karşılayan ve ürünlerine alım garantisi veren Tarım Kredi Kooperatifleri, mısır alım ve satımında sözleşmeli üretime yönelik işbirliği ve iyi niyet protokolü imzaladı. Yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle online olarak gerçekleşen imza törenine Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü Dr. Fahrettin Poyraz Ankara’dan, NİSAD Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Başaran Adana’dan, üyeler ise Türkiye’nin dört bir yanından katıldı. Ülkemiz çiftçisinin bu topraklarda ürettiği mısırı işleyip katma değerli ürünler üreterek iç ve dış ticarete katkıda bulunan Nişasta Sanayicileri Derneği (NİSAD), yaşanan bu zorlu süreçte Türk ekonomisine daha fazla katkı sunmak adına çeşitli çalışmalar yürütüyor. Gıda ürünlerinde arz sıkıntısı yaşanmaması için mevzuatın kendilerine verdiği olanaklar çerçevesinde daha fazla üretmeye hazır olan NİSAD, mısır üretiminin 2 milyon tondan 6 milyon tonlara çıkmasında çiftçiye verdiği desteklerle önemli rol oynamıştır. Türkiye’de, 210 bin civarında çiftçinin ürettiği yaklaşık 6 milyon ton mısırın yıllık ortalama yüzde 25’ini işleyen, hasat edilen ilk ürünün alıcısı olan Nişasta Sanayi için mısır alternatifsiz bir üründür. Mısır üretiminden gıda ve içecek sektörünün gereksinim duyduğu temel girdilerin üretilmesine kadar geniş bir yelpazede ülke ekonomisine doğrudan ve dolaylı katkı sağlayan Nişasta Sanayi, yaşanılan bu zorlu süreçte sağlıkla ilgili yan ürünleri de üretim potansiyeline sahip olup sağlık sektörüne destek olmak için gerekli gayreti göstermektedir. İmzalar, Türkiye’nin Geleceği İçin Atıldı Türk çiftçisinin her türlü ihtiyacını sağlayarak üretimlerine katkıda bulunmayı ilke edinmiş, Türk tarımı ile ekonomisine hizmet etmeyi amaç bilmiş Türkiye’nin en büyük çiftçi ailesi Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri ile işbirliğine giden NİSAD adına Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Başaran, “NİSAD olarak bizler, mısır üreticilerimizin hep yanındayız, destekçisiyiz. Bu işbirliği ile mısır üreticimize daha fazla destek olabilmek için Türkiye’nin en büyük çiftçi ailesinin bir paydaşı oluyoruz. Tarım Kredi Kooperatiflerinin ülkemiz sathına yayılmış organizasyon gücünü de alarak, mısır üreticilerine daha fazla destek olmak, gıda sanayinin nişasta bazlı ihtiyaçlarını tamamen yerli üretimle karşılayabilmek ve sektörün ihracatını artırabilmek arzusundayız. Bu konuda Türk çiftçisinin her türlü ihtiyaçlarını sağlayarak üretimlerine katkıda bulunmayı ilke edinmiş, Türk tarımıyla ekonomisine hizmet etmeyi amaç bilmiş Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri ile işbirliği yapmaktan onur ve mutluluk duyduğumuzu belirtmek isterim” dedi. Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü Dr. Fahrettin Poyraz ise tarımsal üretimin tohumdan başlayarak sofraya kadar uzanan bir değerler zincirinden oluştuğunu vurgulayıp bu değerler zincirinin sağlamlaştırılması, korunması için adım atılması gerektiğini söyledi. Poyraz, şöyle konuştu: “Bu proje aslında Türk tarımının geçmişten bugüne karşılaştığı sorunların sanayiye yansımasıyla sizlerin yaşadığı sıkıntıların ama genel anlamda Türk ekonomisinin yaşadığı sorunların çözümü açısından bence önemli bir örnek teşkil edecek. İstiyoruz ki pazarla yani sanayicilerle üreticiler arasında köprü olabilelim. Eğer biz bunu yapabilirsek daha sonraki aşamalarda pek çok işbirliği fırsatının ortaya çıkacağını göreceğiz. Dolayısıyla ben burada atacağımız imzaların sembolik değerden öte sistem açısından çok büyük bir önem arz ettiğini düşünüyorum. Yani tabiri caizse; şeker burada, un burada, su burada, biz ustalar olarak sadece helvayı yapmak anlamında güzel bir birliktelik oluşturacağız.” Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri ve NİSAD arasında imzalanan işbirliği ve iyi niyet protokolü, 31 Mart 2021 tarihine kadar geçerli olacak.

Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri ile Nişasta Sanayicileri Derneği Mısır Alımı ve Satımına İlişkin İşbirliği, İyi Niyet Protokolü İmzaladı Devamını Oku »

Yukarı Çık