NİSAD

Nişasta Sanayicileri Derneği (NİSAD) Türkiye’de nişasta sektörünü temsil eden çatı kuruluştur. NİSAD gücünü sektörel birliktelikten alacak şekilde, dürüstlük, güven ve samimiyet temeline sahip bir yapı ile çalışmalarını sürdürmektedir. Nişasta sanayinin geliştirilmesi, ihtiyaçlarının belirlenmesi ve karşılanması, sektör ürünlerine ilişkin veri ve bilgilerin kamuoyu ile paylaşılması, sektörün ortak haklarının korunması, uluslararası platformlarda Türkiye nişasta sanayinin en etkin biçimde temsili amacıyla çalışmalarını sürdürmektedir.

Değerlerimiz

Sorumluluk ve şeffaflık

Yenilikçilik

Sürdürülebilirlik

Güvenlik

Faaliyet Alanlarımız

Bilgilendirme / İletişim

NİSAD, Türkiye nişasta sanayi ve nişasta ürünleriyle ilgili tüm paydaşları doğru ve bilimsel kaynaklara dayalı olarak bilgilendirir. Nişasta sanayiyle ilgili doğru bilgilerin kamuoyuna ulaşması için iletişim çalışmaları yürütür. Bu çalışmaları yürütürken kamu, üniversiteler, STKlar ve uluslararası kuruluşlar ile karşılıklı işbirliğinde bulunur.

 

 

Gıda ve İş Güvenliği

NİSAD, nişasta sanayinde gıda ve iş güvenliği standartlarının sağlanması ve sürdürülmesi için gerekli uluslararası prosedürleri takip eder ve üyelerini bu konuda bilgilendirir.

 

 

Mısır Tarımının Desteklenmesi ve Geliştirilmesi

Türkiye’de nişasta sanayicilerinin tek hammaddesi olan mısır, mısır çiftçileri tarafından ülkemizin farklı bölgelerinde yetiştirilmektedir. NİSAD, mısır tarımının geliştirilmesi, desteklenmesi, modern tarımcılık bilgilerinin mısır çiftçisine ulaştırılması için çalışmalar yapar, projeler geliştirir ve uygular.

 

 

Bioekonomi / ArGe

Nişasta yenilenebilir ve biyolojik olarak parçalanabilir. Bu sayede biyo-bazlı endüstride tarım ürünlerinin sürdürülebilir kullanımı için çok uygun bir hammaddedir. Dünya’da nişasta endüstrisi, fermantasyon, kimya, kozmetik, tekstil, kağıt, plastik ve deterjan endüstrilerinde hammadde olarak kullanılan ve genellikle fosil yakıt bazlı bileşenlerin yerini alan biyo bazlı ürünler üretmektedir. NİSAD üyeleri ArGe yatırımları ve çalışmalarıyla bioekonomiyi destekler. NİSAD bu alanda işbirliği çalışmaları yürütür ve projeler geliştirir.

 

 

Uluslararası İşbirlikleri Geliştirilmesi

NİSAD, Türkiye nişasta sanayi için uluslararası işbirliklerinin geliştirilmesi, sanayinin uluslararası platformlarda temsili için çalışmalar yürütür.

Yönetim Kurulumuz

NİSAD Yönetim Kurulu Başkanı

İsmail BAŞARAN

Amylum Nişasta San. Ve Tic. A.Ş.

NİSAD Yönetim Kurulu Başkanı Vekili

Rüştü Murat TARAKÇIOĞLU

Cargill Tarım ve Gıda San. Ve Tic. A.Ş.

NİSAD Yönetim Kurulu Üyesi

Mustafa ŞULE

GSF Gıda Üretim San. Ve Tic. A.Ş.

NİSAD Yönetim Kurulu Üyesi

Hüseyin EVİZ

Ak Nişasta San. Ve Tic. A.Ş.

NİSAD Yönetim Kurulu Üyesi

Hasan Abdullah ÖZKAN

Sunar Mısır Entegre Tesisleri San. Ve Tic. A.Ş.

NİSAD Yönetim Kurulu Üyesi

Mehmet Mesut ÇAKMAK

Beşan Nişasta Gıda San. ve Tic. A.Ş.

NİSAD Yönetim Kurulu Üyesi

Ahmet TEZCAN

Tat Nişasta San. Ve Tic. A.Ş.

NİSAD Yönetim Kurulu Üyesi

Fatih TOSMUR

Omnia Nişasta San. Ve Tic. A.Ş.

Ekibimiz

NİSAD Genel Sekreteri

İsmail KEMALOĞLU

NİSAD Uzman

Gıda Mühendisi

Ülkü TEKELİ

Üye Şirketler

İşbirlikleri

NİSAD, TGDF

(Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu) üyesidir.

NİSAD, Uluslararası

Nişasta Dernekleri Federasyonu’nun kurucu üyesidir.

NİSAD, Avrupa Birliği

nişasta sanayicilerinin çatı kuruluşu olan Starch Europe ile işbirliği içindedir.

Nişasta ve Nişasta Ürünleri

Nişasta

Nişasta nedir?

Nişasta bitkilerin büyük çoğunluğunda bir enerji deposu görevi görür. Buğday, mısır, patates içinde doğal olarak bulunan bir karbonhidrattır. Nişasta genellikle bu ürünlerden elde edilse de, pirinç, bezelye, bakliyat, tatlı patates, muz, gibi diğer birçok tarım ürününde de görülür.

 

Bitkilerde nişasta oluşumu fotosentez sürecinden geçer. Bu fizyolojik mekanizma, bitkilerin büyümeleri ve çoğalmaları için gerekli olan glikozu (temel şeker) üretmesini ve depolamasını mümkün kılar. Bitki üremesi ve büyümesi için hayati önem taşır. Bitkilerde nişasta, soğuk suda çözünmeyen küçük granüller olarak görünür.

Nişasta hangi kaynaklardan elde edilir?

Nişasta granülleri bitkilerin tohum (mısır, buğday, pirinç vb.), yumru (patates) ve köklerinde (tapyoka) katı halde bulunur. Bitkinin karbonhidrat sentezi sonucu ortaya çıkan nişasta, bitkinin temel içeriğini ve enerji kaynağını teşkil eder. Dünyanın farklı bölgelerinde farklı tarımsal hammaddelerden nişasta üretilir. Türkiye’de nişasta sadece mısırdan elde edilir.

Türkiye’de nişasta nasıl üretilir?

Ülkemizdeki 210.000 civarında çiftçinin ürettiği

6 milyon ton mısır üretiminin %25’ini nişasta sanayicileri kullanmaktadır.

Nişasta sanayinde, hasat sırasında koçandan ayrılan mısırlar nişasta, yağ, protein ve lif gibi bileşenlerine ayırılır. Bu ilk aşamada bileşenlerin fiziksel olarak ayrılması için bir dizi basit işlem kullanılır: Kırma, eleme, santrifüjleme, vb ... İkinci aşamada ise en saf haliyle ekstrakte edilen nişasta, kuruduktan sonra olduğu gibi kullanılır (doğal nişasta ) veya performansını değiştirmeyi amaçlayan çeşitli dönüşümlerden geçirilir (modifiye nişasta).

Bu işlemlerin sonunda nişasta ve türetilmiş ürünler toz (un görünümüne benzer bir görünümde) veya şuruplar şeklinde kullanıma hazırdır.

Nişasta hangi alanlarda kullanılır?

Nişasta, günlük gıda ve gıda dışı binlerce üründe yaygın olarak bulunur. Yenilenebilir ve biyolojik olarak parçalanabilir olduğu için; plastikler, deterjanlar, tutkallar gibi çok sayıda kimyasal uygulamada fosil yakıt bileşenlerinin yerine mükemmel bir hammaddedir. Türkiye’de nişasta sanayinin ürünleri gıda, ambalaj ve paketleme, biyoplastikler, boya ve boyama kimyasalları, döküm, hayvancılık, ilaç eczacılık kağıt, kimya, kozmetik ve kişisel bakım, tekstil, yapı kimyasalları sektörlerinde hammadde olarak kullanılmaktadır.

Nişasta Ürünleri

Türkiye’de nişasta sanayi, doğal nişastalardan modifiye nişastalara, sıvı ve katı tatlandırıcılara kadar çok sayıda farklı ürün üretmektedir:

 

Modifiye nişasta

Nişastanın geleneksel işlevlerinden bazıları bağlamak, kalınlaştırmak, tekstür, stabilize etmek ve jelleştirmektir. Doğal nişastalar, bu benzersiz özellikleriyle, gıda veya gıda dışı birçok endüstride kullanılmaktadır. Nişastanın performansını arttırmak ve farklı endüstrilerin bu konudaki ihtiyaçlarını karşılamak için nişastanın işlevlerini geliştirmek (modifiye etmek) gerekebilir. Örneğin soğuk suda çözünürlük, farklı sıcaklıklarda daha stabil viskozite, sıcak akışkanlık, daha iyi stabilite sağlamak...

 

Modifiye nişastalar genellikle nişastaları ihtiyaçlarıyla uyumlu hale getirmeye çalışan farklı endüstrilerle ortaklaşa geliştirilmiştir. Örneğin gıda alanında temel modifikasyonlar nişastayı pişirme, dondurma / çözme, konserve veya sterilizasyondan kaynaklanan teknolojik kısıtlamalara uyarlamak ve modern bir gıdayla (mikrodalgada, anlık hazırlıklar, ultra yüksek sıcaklıklar vb. ) uyumlu hale getirmek için yapılmıştır.

 

Nişastanın çeşitli modifikasyon yöntemleriyle yiyeceklerin daha kolay hazırlanması, gıdaların daha iyi korunması, ağır koşullar altında ısıtıldığında dahi daha iyi gıda stabilitesi ve steril özelliklerinin korunması sağlanmıştır.

 

Maltodekstrinler

Maltodekstrinler, mısır nişastasından elde edilen bitki kaynaklı bileşenlerdir.

Türkiye’deki nişasta üreticileri maltodekstrin üretiminde yerli mısırı hammadde olarak kullanmaktadır. Maltodekstrinler, tekstür, jelleşme, emülsifiye edici ve kristalleştirici olmayan özellikleri nedeniyle benzersizdir. Çok çeşitli kullanım alanları vardır:

 

• Bebek beslenmesi, sporcu beslenmesi ve klinik uygulamalar gibi özel beslenmede kullanım için ideal bir karbonhidrattır.

 

• Aynı zamanda yağların bir kısmı yerine kullanılırlar. Kalori değerini arttırmadan gıdanın dokusunu iyileştirirler.

 

• Nötr bir tadı vardır ve baharatların yemeklere dahil edilmesine yardımcı olabilirler.

 

• İlaç üretiminde yardımcı maddeler (inaktif bileşen) olarak farmasötik ve kozmetik uygulamalarda da kullanılır.

 

Nişasta bazlı şeker

Nişasta bazlı şeker mısırdan üretilen doğal bir tahıl ürünüdür. İçerik, tatlılık, kalori ve metabolizma bakımından sofra/çay şekeri ve bal ile çok benzerdir. Meyveler ve bal gibi ürünlerin içinde yer alan şekerlerin neredeyse tamamı nişasta bazlı şekerleri oluşturan şekerlerden, yani glikoz ve fruktozdan oluşur.

 

Gıdalarda enerji, tatlılık ve nem sağlayan, aromayı ve stabiliteyi desteklerler. Birçok sektöre (içecek, şekerleme, süt ürünleri…) ek işlevsellik getirerek nihai ürünün dokusuna, renk stabilitesine ve lezzetine katkıda bulunurlar. Örneğin, glikoz şurupları şekerlemede esas olarak kristalleşme önleyici rolleri için kullanılırken, demleme sırasında özellikle tatlandırma güçleri için kullanılırlar.

 

Nişasta bazlı şekerler, tıpkı nişasta gibi, her biri belirli özellikler geliştiren çok çeşitli ürünlere adapte olabilir. Nişasta bazlı şeker üretimi için kullanılan parçalama (hidroliz), geniş bir tatlandırma kapasitesi, dokusu ve tadı olan çok geniş ürün yelpazesinin üretimine izin verir. Nişasta bazlı şekerler içerdikleri glikoz-fruktoz oranına göre farklı isimler alır:

 

Polioller

Polioller nişasta kullanılarak üretilen düşük kalorili alternatif tatlandırıcılardır. Sakarozdan daha az kalori içeren polioller, diş çürümesine neden olmaz ve vücutta düşük glisemik yanıt sağlar. Bu da onları, diyabetik gıdalarda ve içeceklerde, diş macunu gibi ağız bakımı ürünlerinde ve düşük kalorili sakızlarda kullanılan önemli bir bileşen yapar.

 

Proteinler ve lifler

Bitki bazlı protein ürünleri, birçok gıdadaki hayvansal proteinlerin önemli bir tamamlayıcısı veya alternatifidir. Bu nedenle de daha sürdürülebilir bir tarım-gıda sistemi oluşturmak için gösterilen küresel çabaya katkıda bulunabilir.

 

Türkiye’de nişasta üreticileri, geniş bir yelpazede yenilikçi ve geleneksel ürünler ile bileşenler üretmenin yanı sıra geniş bir işlevsellik ve kullanım alanına sahip lifler ve bitki bazlı proteinler de üretmektedir.

 

Bu ürünler fırıncılık ve sporcu beslenmesi, yaşlı beslenmesi, bitki bazlı içecekler, et alternatifleri, hastanelerin klinik diyetleri gibi özel beslenmelerde yer alır. Ayrıca hayvan yemleri, evcil hayvanlar için kuru gıdalarda da kullanılır.

Haberler


 

IFSA (International Starch Federation) kuruldu.

 

Türkiye’nin de kurucu üyesi olduğu Uluslararası Nişasta Dernekleri Federasyonu ile nişasta sanayinde uluslararası diyalog ve işbirliği başladı.

 

ABD, Türkiye, Avrupa, Meksika, Rusya ve Çin’deki nişasta sektörünü temsil eden ulusal nişasta derneklerinin bir araya gelerek kurdukları Uluslararası Nişasta Dernekleri Federasyonu (IFSA) çalışmalarına başladı. Türkiye’yi Nişasta Sanayicileri Derneği’nin (NİSAD) temsil ettiği Uluslararası Nişasta Dernekleri Federasyonu, nişasta birlikleri dernekleri ve birlikleri arasındaki uluslararası diyalog ve işbirliğini sağlayacak.

 

Dünya nişasta endüstrisinde güçlü diyalog ve koordinasyonu teşvik etmek, ortak politikalar geliştirmek amacıyla kurulan Uluslararası Nişasta Dernekleri Federasyonu (IFSA), öncelikli olarak sağlık ve beslenme, işyeri güvenliği, sürdürülebilirlik, ürün güvenliği ve çevresel ilişkiler, nişasta bazlı ürünlerin faydalarıyla ilgili iletişim çalışmalarına odaklanacak. IFSA ayrıca, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve CODEX gibi uluslararası paydaşlara yönelik iletişimde tek ses olarak hareket etmeyi hedefliyor.

 

IFSA’nın kuruluşuna ilişkin açıklamalarda bulunan NİSAD Genel Sekreteri İsmail Kemaloğlu, “NİSAD olarak kurucu üyelerinden biri olduğumuz IFSA ile sektörümüzdeki gelişmeleri takip edebilmek, dünyada sağlık, çevre ve beslenme gibi konularda insan merkezli olup bitenleri görmek, uluslararası fırsatları daha yakından takip edebilme ve ülkemiz menfaatine olabilecek sektörel adımları atabilmeyi amaçlıyoruz” dedi.

 

Nişasta sanayinin Türkiye ve dünyada dinamik bir sektör olduğuna vurgu yapan Kemaloğlu, “Bu oluşumlar vasıtası ile dünyadaki yeniliklerin, teknolojik ve inovasyona dayalı iş geliştirmelerinin, sektörel işbirliklerinin, insan sağlığı, beslenme ve çevre gibi çok önem verdiğimiz alanların uluslararası boyutta sektör adına değerlendirilmesini ümit ediyoruz. Ülkemizdeki bütün nişasta sanayicilerini bir çatıda toplayan NİSAD da bu vesile ile ulusal ve uluslararası birlikteliklerini güçlendirerek sektöre ve ülkemize en iyi hizmeti vermeye çalışacaktır“ diye konuştu.

 

Daha fazla bilgi için www.internationalstarch.org adresini ziyaret edebilirsiniz.

 

TGDF Başkanlar Konseyi toplandı.

 

Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu (TGDF), 15 Ocak’ta İstanbul’da Başkanlar Kurulu’nda bir araya geldi.

 

Programa davetli konuşmacı olarak katılan Ekonomist Fatih Keresteci “Küresel Gelişmeler Işığında Türkiye ekonomisi ve mali piyasalara yönelik” gelişmeler hakkında önemli bilgiler paylaştı. Konuşmasında dünya ekonomisindeki durgunluğa ve büyümedeki yavaşlamaya değinen Fatih Keresteci reel sektörün 2020 ve sonrasına nasıl hazırlanması gerektiğine dair önerileri de katılımcılarla paylaştı.

 

TGDF Başkanı Kopuz: Zorlukların gölgesinde bir yıl geçirdik

 

Toplantının açılış konuşmasında Şemsi Kopuz, “Ne yazık ki savaşların, gerilimlerin ve küresel zorlukların gölgesinde bir yılı daha geride bıraktık… Tarım ve Gıda sektörlerimiz de maalesef bu zorluklardan ve gerilimlerden zaman zaman olumsuz yönde etkilendi.

 

O nedenle bu yılki toplantımıza Sayın Fatih Keresteci’yi davet ettik. Kendisi az sonra bizlerle küresel gelişmeler ışığında Türkiye ekonomisi ve mali piyasalarına yönelik önemli bilgiler paylaşacak” dedi.Kopuz sözlerini şöyle sürdürdü:

 

“2019 yılı TGDF çatısı altında yine bir çok sorunla hep beraber mücadele ettiğimiz, tüm güçlüklerine rağmen alnımızın akıyla çıkmayı başardığımız bir yıl oldu… Çalışmalarımızın tüm detayları sizlere dağıtılan dosyalarda mevcuttur. Ancak bir iki önemli çalışmanın altını özellikle çizmek istiyorum. Biliyorsunuz TGDF’nin temellerini hep birlikte gerçekleştirdiğimiz bir Arama Konferansı ile 2006 yılında atmıştık. Ve geçtiğimiz Kasım ayında yine bir araya gelerek gelecek stratejilerimizi hep beraber gözden geçirdik. Arama Konferansında TGDF’den beklentilerin iki temel konuda yoğunlaştığını gördük.

 

“TGDF Akademi hayata geçti”

 

Bunların ilki TGDF’nin daha fazla eğitim çalışmalarına öncülük etmesiydi ki; bu sayede TGDF Akademi’yi kurmuş bulunuyoruz. Amacımız nitelikli iş gücüne katkı sağlamak ve daha verimli daha mutlu bir insan kaynağı için işletmelerimize destek olmak.

 

Bir diğer önemli görev de “Bilgi Kirliliği ile Mücadele” konusuydu.. Bu konuda neler yapabiliriz diye Yönetim Kurulu üyelerimiz inisiyatif aldı ve konuyu Sanayi İrtibat Kurulu gündemine taşıdı. Bu konudaki detayları Sinan Şahin arkadaşımız birazdan sizlerle paylaşacak.

 

“3. Gıda ve Beslenme Bienali milat olmalı”

 

Bu noktada özellikle akademisyenlerin bir araya gelerek kurdukları Gıda Aydınlatma Platformu başkanı Sayın Funda Elmacıoğlu ile istişarelerde bulunma fırsatımız da oldu. TGDF’nin bilgi kirliliği ile mücadele çabalarında toplumla sektör arasındaki iletişime yardımcı olabileceklerini gördük. O nedenle Mart ayında yapılacak Gıda, Beslenme ve Sağlık Bienali’ni hep birlikte bu çalışmaların başlaması için bir milat olarak kabul etmemiz gerektiğini düşünüyorum.

 

Öte yandan TGDF olarak önemli bir start-up projesi olan Agrimetre Tarım ve Gıda Veri Merkezi’nin çıktılarından ciddi manada yararlanmaya başladık. O da Dijital Veri Paneli’nin TGDF web sitesi üzerinden anlık olarak tüm paydaşların kullanımına sunulması oldu.

 

“Çevre Bakanlığı ile protokol imzalandı”

 

Malum küresel arenada en çok tartışılan konuların başında sürdürülebilirlik geliyor. TGDF olarak Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü ile imzaladığımız protokol sektör açısından bir milat niteliğindedir. Hepimizin bu protokol kapsamında Bakanlıkla kurulan çalışma gruplarında aktif rol alması hedeflere ulaşmamız açısından büyük önem taşımakta.

 

2019 yılında CNR Gıda Fuarı önemli etkinliklerimizden biriydi. Döngüsel Ekonomi Fuar kapsamında tüm detayları ile ele alındı ki bu konuda destek veren herkese çok teşekkür ediyorum.

 

“TGDF’nin yeni üyeleri NİSAD ve ABÜDER”

 

2019 yılı TGDF’ye katılımların devam ettiği bir yıl oldu. Kısa adı NİSAD olan Nişasta Sanayicileri Derneği aramıza katıldı. Ambalajlı Baharat Üreticileri Derneği ABÜDER de Genel Kurulu’nun ardından TGDF’ye katılım için başvurmuş bulunuyor.

 

Giderek daha büyük ve daha güçlü bir aile olma yolunda emin adımlarla ilerlediğimizi görmek mutluluk verici.

 

"Fatih Keresteci: Küresel ekonomi yavaşlıyor

 

Programa davetli konuşmacı olarak katılan Ekonomist Fatih Keresteci küresel ekonomiyi şu sözlerle değerlendirdi:

 

“Dünya ekonomisi son yıllarda kademeli bir şekilde ivme kaybediyor. 2019 yılı büyümesi %2.9 ile son 10 yılın en düşük seviyesinde gerçekleşti. İmalat sanayiindeki görünüm daha da olumsuz. İmalat sanayi birçok gelişmiş ülkede yılı daralarak geçirdi.

 

Otoriteler ekonomideki ivme kaybını gidermek adına hemen genişlemeci para politikalarına sarılıyor. Bu araç kısa toparlanma sağlıyor. Ancak uzun vadede anlamlı bir etki olmadı ki hala ultra-gevşek para politikaları uygulanıyor.

 

Genişlemeci para politikaları büyüme anlamında nihayetinde çok bir işe yaramıyor olsa da finansal piyasalarda eşi görülmemiş bir coşkuya neden oluyor. Öyle ki, genişlemeci para politikalarının uygulanmaya başlandığı 2009 yılı başından bu yana Amerikan borsa endeksi S&P500 %330 reel getiri sundu. Aynı dönemde ABD ekonomisi reel anlamda sadece %50 büyüyebildi.

 

Dünya ekonomisindeki ivme kaybının asıl nedenlerini; gelir dağılımdaki bozulma, artan korumacılık eğilimi nedeniyle ticaret pastasının küçülmesi, küresel yaşlanma ve kaynakların üretim yerine finansal enstrümanlara aktarılması şeklinde özetleyebiliriz. Bu sorunlara çözüm bulunmadan kalıcı bir ekonomik toparlanma tesis edilmesi zor görünüyor.”

 

“Türkiye yeniden dengeleniyor”

 

Keresteci, Türkiye ekonomisinde son dönemde yaşanan süreci de şu sözlerle değerlendirdi:

 

“Türkiye ekonomisi 2018 yılı yazında maruz kaldığı finansal türbülansın etkilerini yavaş yavaş atlatarak teknik tabirle ‘yeniden dengeleniyor’. Bununla birlikte, Türkiye ekonomisinin eski büyüme günlerine dönebilmesi için yapısal reformlara odaklanması ve güven ortamını yeniden tesis edilmesi gerekiyor.

 

Türk mali piyasaları son dönemde atılan adımlar ile içe dönük bir hale geldi. Bu ortam kısa vadede volatiliteyi aşağı çekerek sonuç verdi. Ancak, yatırım yapabilmek adına dış finansmana bağlı olan bir ekonomide finansal piyasaları sınırlamak uzun vadede kaynak girişini azaltır ki, bu da büyüme potansiyelini aşağı çeker.

 

Küresel risk iştahı canlılığını koruduğu müddetçe Türk Lirası stabil bir seyir izleyebilir. Ancak, küresel piyasaların satış baskısına maruz kalması durumunda Türk Lirası’nda da değer kaybı riski artabilir. Faizlerdeki sert düşüş genel ekonomik denge açısından olumlu olsa da TL’nin koruma kalkanını gevşetiyor.

 

Türkiye ekonomisi kısa vadede dalgalı bir eğilim kaydetse de Türk varlıkların göreceli olarak ucuz olduğuna inanıyoruz. Yatırımcı güveninin yeniden tesis edilmesi ve dolayısıyla da yatırımcı iştahının artması halinde Türk Lirası cinsi varlıklarda ciddi oranda değerlenme yaşanabilir.

 

Kaynak: https://www.medyaege.com.tr/tgdf-baskanlar-konseyi-toplandi-132533h.htm

 

Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri ile Nişasta Sanayicileri Derneği Mısır Alımı ve Satımına İlişkin İşbirliği, İyi Niyet Protokolü İmzaladı

 

Nişasta sanayicilerinin tamamını tek çatı altında toplayan Nişasta Sanayicileri Derneği (NİSAD) ile 1 milyona yakın çiftçi ortağının tarımsal ihtiyaçlarını karşılayan ve ürünlerine alım garantisi veren  Tarım Kredi Kooperatifleri, mısır alım ve satımında sözleşmeli üretime yönelik işbirliği ve iyi niyet protokolü imzaladı. Yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle online olarak gerçekleşen imza törenine Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü Dr. Fahrettin Poyraz Ankara’dan, NİSAD Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Başaran Adana’dan, üyeler ise Türkiye’nin dört bir yanından katıldı.

 

Ülkemiz çiftçisinin bu topraklarda ürettiği mısırı işleyip katma değerli ürünler üreterek iç ve dış ticarete katkıda bulunan Nişasta Sanayicileri Derneği (NİSAD), yaşanan bu zorlu süreçte Türk ekonomisine daha fazla katkı sunmak adına çeşitli çalışmalar yürütüyor. Gıda ürünlerinde arz sıkıntısı yaşanmaması için mevzuatın kendilerine verdiği olanaklar çerçevesinde daha fazla üretmeye hazır olan NİSAD, mısır üretiminin 2 milyon tondan 6 milyon tonlara çıkmasında çiftçiye verdiği desteklerle önemli rol oynamıştır.

Türkiye’de, 210 bin civarında çiftçinin ürettiği yaklaşık 6 milyon ton mısırın yıllık ortalama yüzde 25’ini işleyen, hasat edilen ilk ürünün alıcısı olan Nişasta Sanayi için mısır alternatifsiz bir üründür. 

Mısır üretiminden gıda ve içecek sektörünün gereksinim duyduğu temel girdilerin üretilmesine kadar geniş bir yelpazede ülke ekonomisine doğrudan ve dolaylı katkı sağlayan Nişasta Sanayi, yaşanılan bu zorlu süreçte sağlıkla ilgili yan ürünleri de üretim potansiyeline sahip olup sağlık sektörüne destek olmak için gerekli gayreti göstermektedir.

 İmzalar, Türkiye’nin Geleceği İçin Atıldı

Türk çiftçisinin her türlü ihtiyacını sağlayarak üretimlerine katkıda bulunmayı ilke edinmiş, Türk tarımı ile ekonomisine hizmet etmeyi amaç bilmiş Türkiye’nin en büyük çiftçi ailesi Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri ile işbirliğine giden NİSAD adına Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Başaran, “NİSAD olarak bizler, mısır üreticilerimizin hep yanındayız, destekçisiyiz. Bu işbirliği ile mısır üreticimize daha fazla destek olabilmek için Türkiye’nin en büyük çiftçi ailesinin bir paydaşı oluyoruz. Tarım Kredi Kooperatiflerinin ülkemiz sathına yayılmış organizasyon gücünü de alarak, mısır üreticilerine daha fazla destek olmak, gıda sanayinin nişasta bazlı ihtiyaçlarını tamamen yerli üretimle karşılayabilmek ve sektörün ihracatını artırabilmek arzusundayız. Bu konuda  Türk çiftçisinin her türlü ihtiyaçlarını sağlayarak üretimlerine katkıda bulunmayı ilke edinmiş, Türk tarımıyla ekonomisine hizmet etmeyi amaç bilmiş Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri ile işbirliği yapmaktan onur ve mutluluk duyduğumuzu belirtmek isterim” dedi.

Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü Dr. Fahrettin Poyraz ise tarımsal üretimin tohumdan başlayarak sofraya kadar uzanan bir değerler zincirinden oluştuğunu vurgulayıp bu değerler zincirinin sağlamlaştırılması, korunması için adım atılması gerektiğini söyledi. Poyraz, şöyle konuştu: “Bu proje aslında Türk tarımının geçmişten bugüne karşılaştığı sorunların sanayiye yansımasıyla sizlerin yaşadığı sıkıntıların ama genel anlamda Türk ekonomisinin yaşadığı sorunların çözümü açısından bence önemli bir örnek teşkil edecek. İstiyoruz ki pazarla yani sanayicilerle üreticiler arasında köprü olabilelim. Eğer biz bunu yapabilirsek daha sonraki aşamalarda pek çok işbirliği fırsatının ortaya çıkacağını göreceğiz. Dolayısıyla ben burada atacağımız imzaların sembolik değerden öte sistem açısından çok büyük bir önem arz ettiğini düşünüyorum. Yani tabiri caizse; şeker burada, un burada, su burada, biz ustalar olarak sadece helvayı yapmak anlamında güzel bir birliktelik oluşturacağız.”

Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri ve NİSAD arasında imzalanan işbirliği ve iyi niyet protokolü, 31 Mart 2021 tarihine kadar geçerli olacak. 

Blog

 

Mısır Nişastası Üretimi

 

 Nişasta üretimi için en önemli bitkisel kaynak mısırdır. Mısırda %65 oranında nişasta, %5 oranında yağ, %15-17 oranında protein bulunur. Mısırın çekirdeğinde nişasta ve protein bulunur. Yağ ise embriyoda mevcuttur. Mısırın kabuklarında ise ham lif olarakta oldukça zengindir.
 Dünyada en fazla mısır nişastası üretimi, Amerikadan sonra Türkiye’dedir. Mısırda kuru hammadde olarak nişasta oranı %80 oranında ve yağ oranı ise %5 civarındadır. Bu nedenle mısır fabrikalarda işlenirken yağ prosessleri ve nişasta prosessleri beraber yapılır. Yani yağ üretimi ve nişasta üretimi beraber üretilmelidir. Mısır nişastası üretiminden sonra mısır şurubu ve glikoz elde edilir.

Video

 

 Ticari hayatına 1997 yılında başlayıp yatırımlarıyla Türk ekonomisine katkı sağlayarak sektördeki konumunu güçlendiren Tat Nişasta, tamamı yerli sermaye olan Tezcanlar Yatırım A.Ş. bünyesinde yer almaktadır.

Bilgi Merkezi

İletişim

NİSAD Nişasta Sanayicileri Derneği

Cevizlidere Mah. 1288. Sokak No:1/5

A Blok, Çankaya - Ankara

T +90 535 304 47 78 E info@nisad.org.tr

Copyright © NİSAD 2020. Tüm hakları saklıdır.